3/4/2008 - Yine, Yeni, Yeniden!!!, "Bir Günlüğüne Bilim Adamı Olalım"
Yine, Yeni, Yeniden!!! "Bir Günlüğüne Bilim Adamı Olalım"
Bu yıl tarih 20 Nisan Pazar 2008'i gösterdiğinde İstanbul'da Serkan Anılır'ın danışmanlığını yaptığı ve Ben(Ege Üniversitesi),Yıldız Teknik ve İzmir Ekonomi Üniversitelerinden grupların rehberliğini yapmak üzere arkdaşlarımla birlikle hepimiz İstanbul'da olacağız.
Eğer "SEN" de gelmek istersen, Lütfen!!! zaman kaybetmeden İstanbul Milli Eğitim sitesinden ana sayfadaki başvuru formunu indirerek, uygun şekilde doldurduktan sonra hemen başvur. Ayrıca ben ne yapabilirim ki? Ben birşey bilmiyorum ki... gibi soruları aklına takmadan Gel! Tıpkı Mevlana Gibi oldu bu =)
"Ne olursan ol, Gel!" Her Türlü sorunuzu organizasyonun olgunlaşması ve yeniden yapılması konusunda tüm enerjisini ve sabrını ortaya koyan Kimya Öğretmeni Hilal Hanım'a sorabilirsiniz. Buradan yazarsanız ben size yardımcı olabilirim. Unutmayın önemli olan "Hayal etmek!", sonra planlamak ve tabiki de çalışmak.
Hey! hadi ne duruyorsun? Çabuk! Çabuk! Seni de bekliyorum.
Ayrıca Bir Günlüğüne Bilim Adamı Olalım etkinliğinin afişi sana belki biraz destek olabilir. Hoşuna gideceğini umuyorum. Başvurduktan sonra haber vermeyi unutma ;)
 Orada görüşmek üzere,
Geleceği planlamaya var mısın?
|
|
Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
8/1/2008 - Prenses(im) {Aşkı Bilene}
Prenses(im)
Aşkı Bilene Aşk ikidir sevgi bir; Aşk yalan,sevgi gerçektir. Aşk sudur,sevgi susuzluk. Bu yüzden sevgi hasrettir, Özlemektir,beklemektir. Asıl maharet: Susuzken suyu içmek değil Karşısına geçip seyretmektir. Aşk haykırmaktır,sevgi ağlamak; Aşk açmaktır,sevgi katlamak. Sevgi saklamaktır Yüreğini,gözlerini Ve de ellerini saklamak Bahar geldiğinde… Bir çiçeğe,yeşile,çimene Aşık olamazsın ama seversin. Arkadaşına aşık olamazsın Ama seversin. Toprağa fidanı aşkla değil Sevgiyle dikersin. Sevgi için ölünür,aşk öldürür. Aşk kıskançtır,nankördür Sevgiyi öldürür. Aşk Kabil’dir,sevgi Habil. Aşkla sevgi aslında kardeştir Babaları insandır,Adem’dir Aşk için şiirler yazarsın, Şarkılar yaparsın; Sevgiyi anlatamazsın. Çünkü yüreğine sığdıramazsın. Kalbini aşka kapatabilirsin Ama sevgiye kapatamazsın
(Not: Şair'i bilmiyorum fakat yüreğine ve kalemine sağlık)
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
1/1/2008 - 2008
Merhabaaa! :)
2007 Aralık son haftaları, Artık bitsin bu yıl diye dilime dolanmış cümlelerle geçirdim. İstemeyerekte olsa... Beni Yaratan Kadın(Annem'in) geçirdiği, birden bire oluveren rahatsızlık hayatımızı biraz daha zorlamıştı... Üstüne benimki de eklenince tuzu biberi oldu diyebilirim.
Sanırım, şimdiye kadar bir sonra ki yıla geçmek için bu kadar sabırsızlanmamıştım. Oysa sadece Dünya, Güneş etrafında bir tam dönüşünü daha tamamlamıştı. Bende 26 yaşına basacağım ( ama üzerine durmaya değmez sanırım :) ).
Geriye baktığımda bol bol yorgunluk, uykusuzluk, sinir halleri, acı çekmişlik ve göz yaşlarını görüyorum. Ama herşeye rağmen yaşamak ve inandığın değerlere sahip çıkmak adına gördüğüm iyi şeyler de var.Uğraşarak, emek vererek inşa ettiğin yapılar. Bunlar ne mi? Belki mutfakta yaptığım bir yemek, günlerce sabahlayarak hazırladığım bir proje, Sevdiklerime verdiğim küçük sürprizler...gibi..
Sana küçük bir anektod(öykü) anlatmak istiyorum. Viski(Köpüşüm) 28 Kasım'da 4 yavru Dünya'ya getirdi. Şimdi bir ayı geçtiler ve hepsi harkulade. Onları çok hırçın seviyormuşum :), Beni yaratan Kadın öyle diyor. Bende diyorum ki ona, kendimi tutamıyorum, onları böyle KOCAMAN sevmek istiyorum demiştim ve ekleyerek "Acı çekmek iyidir, yaşadığını hisseder" Annem de; "Yahu! doğduklarına pişman olacaklar" diye sürdürür.
Laf aramızda karar verdim bu kadar hırçın sevmeyeceğim. Biraz daha büyüsünler, o zamana saklıyorum.:)
Yazdığım yazılar birikiyor, fakat hemen hepsini ekleyemiyorum, çünkü mükemmel olmasını ve beni yansıtmasını istediğim yazılar olsun istediğim ve yeterince aman ayıramadığım için geçte olsa yayınlamaya çalışıyorum.
Önümde 3 adet Final sınavı var. 25 Ocak'a kadar sanırım buralarda olamayacağım. Ama yine de görüşebiliriz. Kim bilir? :)
Cem
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
25/12/2007 - Alt Yapısız Mimari Çalıştayı
Altyapısız Mimari Çalıştayı
5 - 7 Aralık tarihleri arasında İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde Doç. Dr. Serkan ANILIR'ın danışmanlığında benimde sadece 5 ve 6 aralık günleri katılabildiğim bir çalıştay gerçekleştirildi.
Bütün disiplinlerden bir kaç temsilcinin bulunduğu ama çoğunluğunun mimarlık öğrencilerinin oluşturuduğu bir ekip vardı bu sefer karşımızda...
5 Aralık Çarşamba günü lisans düzeyinde öğrencilerle yapılan çalışmaya ve 6 Aralık Perşembe günü yüksek lisans öğrencileri ile yapılan çalışmaya katılabilmiştim. (Malesef yoğun bir programı denk gelmişti) Benim dikkatimi en çok çeken nokta, Lisans öğrencilerinin hayal gücü, bildikçe yani bilgi düzeyi arttıkça, farkındalılık arttıkça sanırım insna biraz daha 'sınırlı' hale geliyor, önce hayal gücü sonra aklındaki çılgınlıkları sınırlıyor. Yada sınırlandırılıyor sanırım...
7 Aralık Cuma günü katılamadığım gün yine 5 aralık Çarşamba günü lisans düzeyindeki öğrencilerin çalışması sonlandırılıp. Son hali verilmişti. (çalışma ile ilgili malesef elimde veri yok olsa idi buraya ekleyerek, sana göstermek için yayınlamayı çok isterdim.)
Çalıştayın en sevdiğim kısımlarından biride Cuma günü idi. Çalıştaydan sonra yapılan bir buluşma ile hoş sohbetler etmek.
Serkan'ı bulmuşken biraz sarıldım :)
Uzak olunca özlemişim biraz da =))
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
25/12/2007 - Çook Önceden
Hayat Acısıyla - Tatlısıyla...
Hayat acı - tatlı devam ediyor. İnişleri ve çıkışları ile... 6 nisan 2007 tarihinde İzmir'den İstanbul'a yola çıkmıştım. "Bir Günlüğüne Bilim Adamı Olalım" ekibinin üyeleri ile tanışıp, dağcı çantamı alıp olurda olur İstanbul'a gidiyorum diyerek herşeyi yanıma almıştım. Yani gece taksimde çadır kurabilirdim. Tabi izin verirlerse :)
İstanbul sınırlarına girdiğimden 7 Nisan pazar günü sabahı aktivite öncesine kadar bazı yüzlerce fotoğraf çektim.Hpsine baktığımda keyif alıyorum çok gülüyorum, eğleniyorum ve özlüyorum. Sana bazı çektiğim fotoğrafları sunuyorum. Bakalım Benim gözümden nasıl göreceksin? Yorumalrını çok merak ediyorum.
önce Anadolu yakasından İstanbul'a doğru ilerliyoruz...
Yolculuk boyunca çook konuşup az uyuduğumuz yol arkadaşım Semih(Kendisi benim gibi 00:00'da kalkacak olan otobüse 23:59 da gelen nadir insanlardan biri :) )
iyi birşey yapıyoruz sanırım ki bizi eğlendirmeye götürdüler :P
Ama bana bu yetmedi..bu arada sadee bana değil Ekibimizden Feyzan'a da yetmemiş olmali ki hadi burada fotoğraf çekelim dediğimde Arkada "hi!" diyen italyanlara da sizde gelin gibisinde el işaret ile çağırmıştı. işte ortaya böyle bir görüntü çıktı :)
Eee!..o kadar eğlencenin bir bedeli var. Sabah 6:30 da kalkmak gibi..laf aramızda saat 2 de yattık.
Ah Feyzan Ah! Burnumu karıştırıyor :P. Aslında ben dalga geçiyorum Fotoğrafçılıkta çok iyi bilenen perspektif etkisini kullanıyor :)
..işte böyle...
ve en başa dediğim gibi hayat işte acısıyla - tatlısıyla...
Sevdiğim bir parçayla bu yazımında sonuna geldim.
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.
Cem ATAM
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Görünenin arkasında, 4 boyutun daha fazlasına taşmış ama ifade edilemeyen veya ifade edilmiş anlaşılamayan, anlayamadığımız kültür ve sanat aktiviteleri, derin duygularımız ve tabiki bilimin anlatmak istedikleri ve siz..Hepimiz buradayız...
Kategoriler
BilimDerin_DuygularKafa_SesiNot_defterimdenOnerilerUcan_KelimelerUnutulmayanlar
Arkadaşlarım
• eroman • fatoscb • tayjett • gulcanmarti • anilir • cisemerdogan • kirat01 • emrecengiz • ecetahmaz • alternatifblog • 1001kopru • mustafadenizkozlu
|